Prag’ın en iyileri

pragin-en-iyileri-1453735488.jpg

Güzellik anlamında Paris’ten aşağı kalır hiç bir yanı olmayan Prag ilk görüşte gönlünüzü vereceğiniz yerlerden biri. Avrupa’nın en iyi korunmuş şehirlerinden olan Prag, bu özelliğini 2. Dünya Savaşı’nda hiç zarar görmemesine borçlu. Öyle ki, Hitler’in bile bu güzel şehre “kıyamadığı” söyleniyor. Prag, katedralleri, sivri kuleleri, köprüleri ve tarih kokan sokaklarıyla her sahnesinden ayrı bir kartpostal çıkaracak güzellikte. Ve bu mükemmel şehirde yapılacak en iyi şeyler de tam bu adreste:

1. Petrin tepesine çıkın
Çünkü güzeller güzeli Prag en iyi bu tepe noktadan seyrediliyor. Küçük tramvaylarla Petrin’e yapacağınız yolculuk bile başlı başına bir keyif verecek. Çıktığınızda ise barok gül bahçelerinde dinlenebilir, kimse önünüzü kapamadan rahat rahat fotoğraf çekilebilir, kuleler şehri Prag manzarasını içinize çekebilirsiniz.

2. Kafka Müzesi’ni gezin
Malum Prag demek, Kafka demek. Seyahatinizin bir durağını edebiyat dünyasının en önde gelen isimlerinden birini keşfetmek için ayırmanızı şiddetle öneriyoruz. Kafka Müzesi, aslında müzeden öte bir yer. Labirenti andıran mekanın karanlık ortamı, kullanılan müzikleri, Kafka’nın kendi el çizimleri ve videoları sayesinde kendinizi büyük yazarın romanlarının içinde hissedeceksiniz.

3. Trdelnik’in tadına bakın
Prag’ın geleneksel hamur tatlısı yemeye doyulamayacak türden. Sıcak hamurun tarçınlı, tatlı bir o kadar da tuzlu tadının sizi mest edeceğini şimdiden söyleyebiliriz. Café’lerde, pastanelerde olduğu gibi sokak satıcılarında bile bulabileceğiniz bu tatlının yanında sıcak şarap çok iyi gidiyor, bizden söylemesi…

4. Altın Yol’da dolaşın
Prag Kalesi’nin hemen arka tarafında kalan bu sokak bitişik rengarenk kulübelerle sıralı. Bu sokağı asıl önemli kılan şey ise Franz Kafka’nın da bir süre 22 no’lu evde yaşamış olması. Prag’ın ruhunu en iyi yansıtan yerlerden biri olması ve sevimli görünümü nedeniyle bu yolu Prag’ın en iyileri arasına alıyoruz.

5. Dans eden ev gördünüz mü hiç?
Gelelim biraz da Prag’ın modern yüzüne. Eğer güzeller güzeli Prag’ın tarihi mimarisinden sıkıldaysanız, Dans Eden Ev’i görmenizi öneririz. Çok yaratıcı bir tasarıma sahip olan bina özellikle yamuk ve dans eden şekilde inşa edilmiş. Bina, Fred Astaire ve Ginger Rogers’a adandığı ve dans eden iki partneri sembolize ettiği için “Fred and Ginger” olarak adlandırılıyor.

Ayrıca burayı bazıları nazlı iki sevgiliye, bazıları da ayakta duramayan sarhoşa benzetiyor.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir